AGES
CIVILIZATIONS
RELIGIONS
LANGUAGES
STATES
CATEGORIES

I. Haçlı Seferi ve Kudüs Kuşatması

7.7.1099 / 15.7.1099

Günümüze kalan günlüklerden birinde; “Mescid-i Aksa’da kan diz boyundaydı” diye yazar. Haçlı ordusunda yer alan Raymond D'Aguilers ise

“Wonderful things were to be seen. Numbers of the Saracens were beheaded … others were shot with arrows, or forced to jump from the towers; others were tortured for several days and then burned in flames. In the streets were seen piles of heads and hands and feet. One rode about everywhere amid the corpses of men and horses”

Diye anlatır KUDÜS’ün düşüşünü.

Bir tarafta Avrupa’da politik gücünü kaybeden ve Kutsal Roma İmparatoru ile Avrupa’da iktidar mücadelesine giren Katolik kilisesi ve Papa diğer yanda Malazgirt’te Türkler karşısında büyük bir yenilgi alan ve Asya’daki kontrolünü kaybeden Bizans İmparatorluğu.  

Daha önce İspanya’da Müslümanlara karşı açılan kutsal savaşlara alışkın olan Avrupa’lılara bu sefer, hazinesi dolu olan ve haçlı ordusunu finanse edebilecek olan Bizans İmparatoru Alexius Comnenu’dan çağrı geldi. Gerçekte işbirliğinde doğan zaaflar nedeniyle kapatılan ticaret yollarının Müslümanlar tarafından kasti olarak kapatıldığını ve Filistinde ki Hristiyanların Müslümanların zulmüne uğradığını iddia eden Alexius Papa’yı bir ordu toplaması ve kendisine destek vermesi yönünde ikna etti. Bu sayede ayrıca Ortodoksluğu Avrupa’nın içlerine yayma fırsatını da elde etmiş olacaktı. Papa’nın çağrısına cevap beklenenden çok daha büyük oldu.

Bazıları inançlarını yaymak, bazıları kilisenin günahlarından bağışlanma sözü, bazıları macera ve bazıları yeni topraklar için haçlı ordusuna katıldı.  Onbinlerce insan Asya’ya doğru yola çıktı. Bir çoğu eğitimsiz olan haçlı ordusunun büyük bir bölümü yolda Türkler tarafından katledildi.

Haçlı ordusunun şehrinin zenginliğinden etkilenip, yağmalamasından korkan Alexius, haçlı ordusundakilere ancak kendisine bağlılık yemini etmeleri halinde geçiş izni verdi bu sayede Constantinople’u yağmalanmadan bir nebzede olsa koruyabildi.

Haçlı ordusu, önce 19 Temmuz 1097’de Nicaea (İznik)’yı,  ardından sırasıyla Dorylaeum (Eskişehir), Inconium (Konya), Heraclea (Ereğli) ve son olarakta Antioch (Antakya)’yı Türklerin elinden aldı. 1098 yılında Antakya’ya ve Kudüs yakınlarına yerleşen Haçlı Ordusuna 1099 yılında Pisa’dan gelen tedarikler ile kuşatma hazırlıkları başladı.

Fatımilerin (Hz. Muhammed’in kızının soyundan gelenler) kontrolünde olan Kudüs’ün 20.000 askeri vardı. Duke Godfrey de Bouillon of Lorraine komutasında ki haçlıların ise 12.000. Şehri  çevreleyebilecek asker sayısı olmadığı için şehri kuşatıp aç bırakarak alma şansı yoktu, tek şansları akın düzenlemekti. Öte yandan Müslümanlar haçlılar gelmeden çevredeki su kaynaklarını zehirlemişlerdi ve durumları haçlılardan daha iyiydi. İlk akın 12 Haziran tarihinde yapıldı fakat başarılı olmadı. 19 Haziran tarihinde ise Cenova’dan gelen mühendislerin yardımları ile kuşatma silahları inşa edildi. (Trebuchet / Catapult). Ve ardından gelen akınlar ile duvarlar aşıldı, duvarlar aşıldıktan sonra Avrupa’lıların disiplinli ve iyi kuşanmış askerleri Müslümanları katlettiler.

Avrupa’lılar Antakya ve Kudüs’e yerleştiler ve gelen haçlılardan bazıları toprak sahibi oldular. Kuşatmadan eve dönen haçlılar yanlarında ipek ve baharat ile döndüler. Avrupa aristokratlarını cezbeden bu ürünlere talep giderek arttı. İtalyan şehir devletleri Pisa / Genova gibi denizcilikte ileri gitmiş şehir devletleri bu sayede zenginleşti ve Hristiyanlığı yaymak için başlayan Haçlı Seferleri, Hristiyanlığın ve Kilisenin gücünü kaybetmesine yol açacak Rönesansın tetikleyicisi oldu.